Apartman Görevlilerinin İşçilik Alacaklarından Kimler Sorumludur?
Kapıcı/apartman görevlisi, 4857 Sayılı İş Kanunun 110. Maddesinde düzenlenmiş olup çalışma süreleri, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri, yıllık ücretli izin hakları ve kapıcı konutları ile ilgili hususların düzenlenmesinde uygulanacak değişik şekil ve esaslar Konut Kapıcıları Yönetmeliği ile düzenlenmiştir.
Konut Kapıcıları Yönetmeliği'nin 3. Maddesi, konut kapıcısını, anataşınmazın bakımı, korunması, küçük çaptaki onarımı, ortak yerlerin ve döşemelerin bakımı, temizliği, bağımsız bölümlerde oturanların çarşı işlerinin görülmesi, güvenliklerinin sağlanması, kaloriferin yakılması ve bahçenin düzenlenmesi ve bakımı ve benzeri hizmetleri gören kişi olarak tanımlamış, konut kapıcısının işverenini ise konutun maliki veya ortakları olduğunu düzenlemiştir.
Konut kapıcıları/apartman görevlileri işçilik alacaklarına hak kazandıkları noktada ise bu alacaklardan kimlerin sorumlu oldukları önem arz etmektedir.
Kat malikleri, yukarıda izah ettiğimiz üzere konut kapıcısı/apartman görevlilerinin işvereni konumunda oldukları için bu kişilerin işçilik alacaklarından, kat maliklerinin sorumlu olduğuna hiç kuşku yoktur. Konut kapıcısı/apartman görevlisinin işçilik alacaklarına ilişkin taleplerini/davalarını tüm kat maliklerine karşı yönlendirebileceği gibi, yönetim oluşturulmuş ise işveren vekili durumunda bulunan yönetim/ yöneticiye de yönlendirebilmektedir. Ancak yönetim/yönetici aleyhine dava açıldığı noktada dava sonucunda Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 20/a maddesi uyarınca kat malikleri aleyhine ve eşit sorumlu oldukları belirtilerek hüküm kurulur. Zira Kat Mülkiyeti Kanunun 20/1-a. maddesi ''Kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça: Kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine ve bunlar için toplanacak avansa eşit olarak katılmakla yükümlüdür. '' şeklinde düzenlenmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/13459 K. 2015/22846 T. 1.7.2015: "Bu düzenleme dikkate alındığında davacının hüküm altına alınan alacaklarından davalı kat maliklerinin eşit olarak sorumlu olması gerektiği sabittir. Hal böyle olunca mahkemece bu gerekçe ile davacının alacaklarından davalı kat maliklerinin eşit olarak sorumluluğuna karar verilmesi gerekli iken müştereken ve müteselsilen sorumluluğa dair kararı hatalı olup bozmayı gerektirmiştir."
Yönetim/yönetici aleyhine dava açıldığı durumda hüküm kısmının kat malikleri aleyhine ve eşit bir şekilde sorumlu olacakları şekilde düzenlenmesi gerektiğini yukarıda izah etmiştik fakat yine kat malikleri aleyhine değil de yönetim/yönetici aleyhine hüküm kurulduğu noktada ise icra aşamasında kat malikleri adına takip yapılabilmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas No: 2017/8-1677 Karar No: 2019/1422: "Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2017/15-423 E., 2018/1364 K. ile 13.12.2018 tarihli ve 2017/15-260 E., 2018/931 K. Sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere yönetici, yasadan ve yönetim planından kaynaklanan yetkisine dayanarak üçüncü kişilerle borç ve alacak ilişkisi doğuracak sözleşmeler yapabilir. Kat maliklerinin vekili olduğundan bu tür sözleşmeler onların adına ve hesabına hukuki sonuç doğurur. Yönetici Kat Mülkiyeti Kanunu'nun tanıdığı yetkiler dâhilinde yaptığı sözleşmeler dolayısı ile aktif ve pasif dava ehliyetine sahiptir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ışığında somut olayda takibe dayanak ilamda apartman yönetimine karşı kapıcılık hizmetinden doğan alacakların tahsili istemiyle dava açılmış olup, davalının pasif dava ehliyetinin olduğu hususu yargılama aşamasında kesinleşmiştir. Takibe dayanak ilamda apartman yöneticiliği taraf gösterilmiş olup, ilamda "kat maliklerini temsilen" açıklaması olmasa dahi kat maliklerini temsilen davalı hakkında karar verildiği için bu ilama dayalı olarak kat malikleri aleyhinde ilamlı icra takibi yapılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20. maddesine göre ilama konu borcun yasal sorumlusu kat malikleridir."
Uygulamada sıkça karşılaşılan bir diğer soru ise kat malikinin değiştiği durumda yeni kat maliki, apartman görevlisinin kıdem tazminatından sorumlu olacak mıdır?
Bu soru halen yürürlükte olan 1457 sayılı Eski İş Kanunu’nun 14. maddesinin 2. fıkrası ile izah edilebilmektedir. İşbu madde uyarınca; İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. ... işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır." apartman görevlisinin kıdem tazminatından yeni malik sorumlu olmaktadır. Her ne kadar eski malikin de kendi dönemiyle sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu düzenlenmişse de bu sorumluluğun eski malik ve yeni malik arasındaki rücu ilişkisine etkisi bulunmakta olup yeni malik, apartman görevlisi tarafından kıdem tazminatına ilişkin açılmış davada sorumluluğunun kendi malik olduğu dönemle sınırlı olduğu savunmasını yapamayacaktır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2001/18-642 E. 2001/662 K. sayılı ve 03.10.2001 tarihli kararı: “Somut olayda, apartman kapıcısının görevden ayrılıp kıdem tazminatını hak ettiği tarihte davalı malik olup, yönetime ve sigortaya karşı bu borcun tamamından sorumludur. Hesaplanan kıdem tazminatına esas alınan sürenin bir bölümünün önceki malik dönemine ait olması, borcun doğduğu tarihte malik olan davalıyı, bu sorumluluktan kurtarmaz. Şartları varsa, ödediği kıdem tazminatının önceki malik dönemine isabet eden miktarı için rücu hakkını kullanabilir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 19.10.2000 gün 2000/9377 Esas, 2000/14065 Karar sayılı kararında da ”1475 sayılı İş Kanununun 14/2. maddesi gereğince işyerinin devri sebebiyle başka bir işverene geçmesi halinde işçinin kıdeminin değişik işverenlerde geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanacağı, her ne kadar daha önceki işveren işçiyi çalıştırdığı süre ve devir sırasında işçinin aldığı ücretle sorumlu ise de, son işveren olarak davalının tüm süreden sorumlu olduğu, ancak önceki işverenlere sorumlulukları oranında, rücu edebileceği” açıkça belirtilmiştir.”
Yeni malikin kıdem tazminatından sorumluluğunda önem arz eden husus, malik olduğu dönemden önce apartman görevlisinin iş akdi sona erdirilmişse kıdem tazminatından sorumlu olmayacaktır. Zira geçmişteki işçilik alacaklarından yeni malik sorumlu değildir.
Yargıtay 20. HD. 12.11.2018T. ve 2017/2137 E. 2018/7243 K.: "Dosyada mevcut tapu kaydının incelenmesinde davacının A3 blok 7 numaralı bağımsız bölüme 06.10.2010 tarihinde malik olduğu, dava konusu icra takibinin dayanağının 22.09.2010 tarihinden önceki dönemlere ait apartman görevlisinin hizmet görevi nedeniyle kıdem tazminatı alacağı olduğu ve bu dönemde davacının malik olmadığı dolayısıyla anılan borçtan sorumlu olmadığı anlaşılmış olup mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmayıp dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA.”
Kiracı ise Kat Mülkiyeti Kanunun 22. Maddesi uyarınca, Kat Mülkiyeti Kanunun 20. Maddesindeki kat maliklerine yüklenen gider ve avans borçlarından, ödemekle yükümlü oldukları kira miktarı ile sınırlı olmak üzere, kat malikleri ile müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuşlardır fakat sorumlulukları gider ve avanslarla sınırlı olup apartman görevlisiyle herhangi bir iş ilişkisi bulunmaması sebebiyle işçilik alacaklarından sorumlu tutulmaları mümkün değildir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 09.07.2013 tarih ve 2013/6362 E., 2013/20936 K.: “İşçilik alacaklarında kiracı ya da başka sıfatta oturanların bu davada taraf olması mümkün değildir.”
Av. NİSA SALMAN